Üç yaşını dolduran bir çocuğun ailesi, iki yıl öncesine göre bambaşka sorular sorar. Artık mesele çocuğun güvende olup olmadığı değildir; ailenin kafasında o soru büyük ölçüde çözülmüştür. Şimdi merak edilen şudur: burada ne öğrenecek, günün ne kadarı oyunla ne kadarı hazırlıkla geçecek, ilkokula başladığında sınıfın gerisinde kalır mı? Okul öncesinin bu basamağında aileyi ikna eden şey sıcak bir karşılama değil, anlaşılır bir programdır.
Web Geliştirici olarak anaokulu web tasarımında merkeze eğitim içeriğini alıyoruz. Yaş gruplarınızı ayrı sayfalarda ele alıyor, her grubun bir yıl boyunca neyi hedeflediğini velinin gündelik diliyle yazıyoruz. Okula hazırlık yaklaşımınız, atölyeleriniz ve gün içindeki oyun-eğitim dengesi ziyaretçinin tahminine bırakılmaz; site bunları açıkça anlatır.
İşin ikinci yarısı kanıttır. Bir okulun anlattığı program ne kadar iyi olursa olsun, veli somut iz arar: çocukların ürettiği işler, atölyeden kareler, yıl sonu gösterisi, alan gezileri. Bu üretimi düzenli yayınlayan bir site, "şunu yapıyoruz" cümlesini "bakın, yaptık" haline getirir. Basılı bir broşürün yapamadığı da tam olarak budur. Kayıt döneminde bunun karşılığı somuttur: okulu gezmeye gelen aile, kararının yarısını çoktan vermiş olarak kapıdan girer.