Aracı arıza yapan sürücünün yaptığı ilk şey bellidir: telefonu çıkarıp aramak. "Oto servis", "oto elektrik", "kaporta boya" gibi kelimelerin yanına ya semtini ekler ya da doğrudan "yakınımda" der. Bu aramaların sonuçlarında görünmeyen servis, sanayi sitesindeki köşe dükkânın önünden geçen trafiğe mahkûm kalır. Müşteri artık sokaktan değil ekrandan geliyor; ekranda yoksanız, ustalığınızın kimseye faydası olmuyor.

Web Geliştirici olarak oto servis web tasarımında işleyişi sürücünün gözünden kuruyoruz: hangi markalarla çalışıyorsunuz, hangi işleri yapıyorsunuz, randevu nasıl alınır? Mekanik, elektrik, kaporta-boya, detaylı temizlik ve ekspertiz gibi her hizmete ayrı sayfa açıyor; marka bazlı servis sayfalarıyla da "falanca marka özel servis" aramalarını hedefliyoruz. Sürücü hangi dertle ararsa arasın, karşısına o derdi anlatan sayfanız çıkıyor.

Otomotiv işi yalnızca servisten ibaret değildir. Araç galerisi, yedek parça satışı, lastik ve jant, kiralama ya da filo yönetimi de yapıyorsanız müşteriniz de derdi de değişir: arızasını çözecek ustayı değil, doğru aracı, doğru parçayı ya da uygun kiralama koşulunu arar. Otomotiv web tasarımında bu işlerin her birine kendi sayfasını veriyoruz; araç ilanları kendi listeleme düzeninde, parça ve lastik kategorileri kendi vitrininde durur. Servis ile satış aynı çatı altında yaşar ama birbirinin sesini bastırmaz.

Sektörün kronik sorunu olan güvensizliği de doğrudan hedef alıyoruz. Araç sahibinin en büyük korkusu gereksiz parça değişimi ve belirsiz fiyattır. Şeffaf fiyat yaklaşımınızı, kullandığınız parça kalitesini, garanti politikanızı ve gerçek müşteri yorumlarını öne çıkararak "bu servise araç emanet edilir" hissini daha kapıdan girmeden oluşturuyoruz. Fiyat sormaya gelen sürücü, araç bırakmaya karar vermiş olarak telefonu açıyor.