Dekorasyon işini satın alan kişi, aslında henüz var olmayan bir şeye para veriyor. Elinde bir sonuç yok; sadece bir söz var. Bu yüzden aylarca ekran kaydırıyor, beğendiği mekanları biriktiriyor ve sonunda tek bir soruyla baş başa kalıyor: "Bu evi kime emanet edeyim?" Bu soruya cevap veremeyen ofis işi kaybettiğini çoğu zaman fark bile etmez; telefon hiç çalmaz. Hizmet listesi sıralayan bir site de cevap veremez, çünkü herkes aynı listeyi sıralar; cevabı veren şey, daha önce yapılmış dönüşümün kendisidir.

Web Geliştirici olarak iç mimarlık web tasarımını bu güven arayışının etrafında kuruyoruz. Sitenin omurgası hizmet başlıkları değil, tamamladığınız mekanlar olur: aynı açıdan çekilmiş önce ve sonra kareleri, mekanın hangi sorunla geldiği ve nasıl çözüldüğü. Ziyaretçi vaadi okumaz, farkı görür; ikna, cümlelerle değil karşılaştırmayla gerçekleşir.

Dekorasyon web tasarımının ikinci yarısı ise sürecin kendisidir. Müşteri çoğu zaman ne satın aldığını bilmiyor: danışmanlık mı, çizim mi, uygulamanın takibi mi? Kimin ne yaptığını, işin nerede başlayıp nerede bittiğini açıkça anlatan sayfalar tereddüdü azaltır; mekan tipini, metrekaresini ve bütçe aralığını baştan soran keşif formu da siz masaya oturmadan konuyu netleştirir. Kazancınız somuttur: daha az boş telefon, daha çok gerçek görüşme.