Bir mimarı işe almak, bir ürün satın almaya benzemez; henüz var olmayan bir şeye ve onu kuracak kişinin bakışına güvenmek demektir. İşveren bu güveni kurarken elindeki tek kanıta bakar: daha önce yaptığınız işlere. Yapılarınızı tek tek gezemeyeceğine göre onları ekranda görecektir. Portfolyonuzun nasıl sunulduğu bu yüzden işin kendisi kadar belirleyicidir; iyi bir iş kötü sunulduğunda kaybedilen şey o proje değil, sıradaki projedir.
Web Geliştirici olarak mimarlık web tasarımını bir sunum işi olarak ele alıyoruz. Her proje kendi sayfasında; künyesiyle, konsept eskiziyle, çizimleriyle ve uygulanmış fotoğraflarıyla bir anlatı hâlinde kurulur. Ziyaretçi yalnızca binanın son hâlini değil, o hâle nasıl varıldığını da görür. Mimarlığın asıl değeri de zaten orada durur: sonuçta değil, sonuca giden düşüncede.
Arayüzü bilinçli olarak sessiz tutuyoruz. Renk, hareket ve süs; görsellerinizin önüne geçmeyecek kadar geride durur, çünkü sayfanın işi kendini göstermek değil işinizi göstermektir. Site hızlıdır, büyük görselleri kalitesinden ödün vermeden taşır ve dilerseniz İngilizce sürümüyle birlikte kurulur; yurt dışındaki bir işverenin ya da bir yayın editörünün karşısına aynı özenle çıkar.